close up on Turkish painted tiles

Insan Taksimi (Mortal’s Way)

 

Bir gün Hoca’nın yanına dört çocuk gelmiş. Torba içinde getirdikleri bir miktar cevizi Hocanın önüne koyup:

‘Hoca Efendi, bu cevizleri aramızda bölüşemeyip sana geldik. Sen paylaştır.’ demişler.

One day four boys approached Hoca and gave him a bagful of walnuts. ‘Hoca, we can’t divide these walnuts among us evenly. So, would you help us, please?’

Hoca sormuş: ‘Kader taksimi mi istersiniz, insan taksimi mi?’

Çocuklar; ‘Kader taksimi isteriz.’ demişler.

Hoca asked ‘Do you want fate’s way of distribution or mortal’s way?’

‘Fate’s way,’ the children answered.

Hoca torbayı açmış. Çocuğun birine beş avuç, ikincisine üç avuç, üçüncüsüne iki tane, dördüncüsüne hiç vermemiş.

Hoca opened the bag and gave five handful of walnuts to one child, two handfuls to the other, only two walnuts to the third child and none to the fourth.

Çocuklar: ‘Bu ne biçim paylaştırma Hoca Efendi’ demişler.

‘What kind of distribution is this?’ the children asked baffled.

Hoca: ‘Eee, kader’ın kullarını imtihan için taksimi böyle olur. O kimine çok, kimine az verir, kimine hiç vermez. Insan taksimi isteseydiniz, herkese eşit sayıda verecektim.’ demiş.

‘Well, this is fate’s way,’ he answered. ‘It gives some people a lot, some people a little and nothing to others. If you had asked for the mortal’s way I would have given the same amount to everybody.’